Loading...

Batı’nın Uyuşturucu Komplosu Tarihi (I)


Çin, XV. yüzyıldan itibaren Hindistan’dan afyon ithal ediyordu. Fakat bu ticaretin hacmi, ancak Avrupalı tüccarların ve özellikle İngiliz ticaretini tekeli altına alan Doğu Hint Şirketi’nin işi ele almasından sonra büyüdü. Böylece Çin’e geniş ölçüde afyon girdi. Fakat Çinliler afyonu tütüne katmadan içmeye başlayınca Çin Hükûmeti tedbir almak zorunda kaldı. Çünkü bu afyon hastalığı hem halkın varlığını tehdit ediyor, hem de ülkenin servetini tüketiyordu. Hükûmet bu nedenle, 1800 yılında afyon ithalatını kesinlikle yasaklayan bir kararname çıkardı.

Fakat Avrupalılar afyondan elde ettikleri büyük kârı bırakmak niyetinde değillerdi. Bu yüzden Çin’e afyon kaçırmaya ve rüşvetle memurları satın almaya başladılar. Bu yüzden Çin Hükûmeti memurların yabancı tüccarlarla görüşmelerini yasaklamak ve yabancılara Mançucayı ya da Çinceyi öğretenleri şiddetle cezalandırmak zorunda kaldı. Fakat bu tedbir de afyon ticaretini önleyemedi.

1834 yılında İngiltere Doğu Hint Şirketi’nin Çin ticareti üzerindeki tekelini kaldırdıktan ve kapıyı İngiliz tüccarlarının önünde açtıktan sonra afyon kaçakçılığı çoğaldı. Çin Hükûmeti bunu önlemek için gerekli tedbirleri almaya yeniden karar verdi; Lan-Tsi-Hay adlı bir adamı kaçakçılığa karşı mücadele etmekle görevlendirdi. Hızlı ve köklü bir şekilde işe girişen bu memur, bu yasak ticaretin merkezi hâline gelen güneydeki Kanton şehrine gitti; bütün yabancı tüccarlara, ellerindeki afyonların hepsini teslim etmelerini bildirdi. Tüccarlar bunu reddedince zor kullanmaya ve işyerlerini sarmaya başladı. Çinli işçilerin ve hizmetçilerin onlarla görüşmelerini ve yiyecek vermelerini yasakladı.

Bu tedbirler tüccarları, 20 bin sandık kadar afyon teslim etmek zorunda bıraktı. Lan, tabiî kaçırılmak için hazırlanmış olan bu afyonun hepsini yaktırdı. Ayrıca tüccarlara, içinde afyon bulunmadığı hakkında kaptanı tarafından garanti verilmeyen yabancı gemilerin Kanton Limanı’na girmesine müsaade etmeyeceğini, aksi takdirde gemilere bütün yükleriyle birlikte el koyacağını ihtar etti. Görevini gereği gibi yapan Lan, bu işin Çin’i güç durumda bırakacağını düşünmemişti.

Nitekim bu tedbirler, İngiltere’yle savaşa yol açtı ve bu savaş Çin’in yenilgisiyle, çirkin bir antlaşmanın imzalanmasıyla ve afyon ticaretinin serbest bırakılmasıyla sonuçlandı. Afyon ticaretinin Çin halkına vereceği zarar İngiltere için önemli değildi. Çünkü İngiltere, tüccarlarının elde edecekleri kârdan ve bu kârın İngiliz hazinesine sağlayacağı gelirden başka bir şey düşünmüyordu. Lan tarafından yakılan afyonun çoğu İngiliz tüccarlarına aitti. Bunun için İngiltere, şerefini ve haysiyetini savunmak gerekçesiyle 1839 yılında Çin’e savaş açtı. Bu savaş tarihe «Afyon Savaşı» adıyla geçmiştir.

Savaş başlayınca İngiliz filosu Kanton ve diğer limanları sardı. Çin bu filonun karşısında güçsüz kalıyordu. Bu yüzden 1842 yılında teslim olmak ve Nan-King Antlaşması’nı imzalamak zorunda kaldı. Bu antlaşma Çin’i, beş limanını (Kanton, Şanghay, Amoy, Fuçow ve Nangbu) yabancı ticarete, daha doğrusu afyon ticaretine açmak zorunda bıraktı. Bunlara «Antlaşma Limanları» adı verildi. İngiltere, ayrıca Kanton’a yakın Hong-Kong Limanı’nı da Çin’den kopardı; yakılmış afyonun ve kendisinin açtığı savaşın masrafları karşılığında da büyük miktarda tazminat aldı.

Çin imparatoru, o zaman İngiltere’yi yöneten Victoria’ya büyük bir nezaketle kaleme alınan bir mektup yollayarak afyon ticaretinin Çin halkı üzerindeki kötü etkisini anlattı. Fakat Kraliçe bu çağrıya kulaklarını tıkayarak cevap vermedi.

Bu olay, Çin kapılarını emperyalist güçlere açtı ve Çin’in yalnızlığını ortadan kaldırdı. Sömürgeler kurmak için birer keşif pozuna giren Batılı tüccar ve misyonerler Çin’e akın etmeye başladılar.

Jawaharlal Nehru

1932

[Kaynak: Jawaharlal Nehru, Sosyal Devrimler Ulusal Savaşlar, çev. Mehmet Emin Bozarslan, Ant Yayınları, 1970, s. 104 vd.]