Rusya’da, 1905 yenilgisinden sonra, 1906 yazında kitlelerin devrimci mücadelesi genç işçilerin de katılımıyla yeniden canlandı. “Marksizm hiçbir savaş biçimini reddetmez,” diyen Lenin, Menşevik Merkez Komitesi’nin muhalefetine rağmen eylem kararını verdi. Bunun için bir “troyka” kurmakla işe başladı: kendisinden başka, ihtilâlci Rus entelijansiyasının tipik temsilcisi Bogdanov ve mühendis Krassin. Lenin bir önlem olarak bunların parti ile ilişkisini kesti. Görev çiftti: Suikastlar ve vuruşlar yapa yapa, ayaklanmayı beklerken bir güvensizlik iklimi yaratmak ve –bundan daha az önemli olmayan– Parti’ye kamulaştırmalarla para sağlamak.
Daha çok Bogdanov’un kontrol ettiği Ural’da ve Krassin’in sık sık gittiği Kafkasya’da Bolşevikler etkindi. Bölgede Sosso ya da Koba denilen, daha çok Stalin ismiyle tanınan Jozef Cugaşvili faaliyet gösteriyordu. Ona bir tür Robin Hood olan Ter-Petrosyan adlı kurnaz, duygusal, yiğit, iriyarı bir Ermeni yardım ediyordu. Yöneticisi Stalin tarafından “Kamo” adı verilmişti.
Devrimin sıra neferleri “sıradan” devrimciler değillerdir. Onların, proleter devrimin gerçekleşmesindeki payları da asla küçümsenemez. Devrimci bir örgütü, bir organlar bütünü olarak görmek yerine, adları devrimci yazında sıkça yer alan kişilerle özdeşleştirmek, sadece böyle bir örgütün çeşitli görev ve sorumluluklarında yer alan nice devrim neferinin önemini azaltmakla kalmaz, devrimci bir örgütün, devrimci bireylerin plânsız bir şekilde görev yaptıkları şekilsiz bir topluluk olarak anlaşılmasına da neden olur. Oysa devrimci bir örgüt, gücünü, yetenek ve kapasitelerinin azamisini uygun iş bölümü ve sorumluluklar temelinde kullanarak görevlerinde uzmanlaşmış devrim neferlerinden alır. İşte Semyon Arşakoviç Ter-Petrosyan, bilinen parti adıyla Kamo, böyle bir devrim neferiydi.
Kamo, babasının akıllanması için gönderdiği Tiflis Papaz Okulu’ndan ne eğitimli bir insan olarak çıkabildi ne de devrimci çalışmadan fırsat bulup bir fabrikada vasıf kazanabildi. Kamo bir devrim neferiydi. Çünkü yaşamını adadığı kavgası adına Bolşevik örgütüne tüm yetenek ve kapasitesini vermiştir.
Kamo, Mayıs 1852’de Gürcistan’ın Gori kasabasında doğdu. İsyankârlığı ve haylazlığı yüzünden Tiflis Papaz Okulu’ndan atıldı. Kendisiyle aynı papaz okulunda okuyan öğretmeni Stalin’den burjuva düzeninin tüm pisliklerini ve onlara kin duymayı öğrendi. Onun referansıyla Bolşeviklere katıldı. Devrimci yaşamı buradan başladı. Yetenekleri yazı yazmak ya da Marksizm’in propagandasını yapabilmek yönünde gelişmediği için Bolşevikler, teknik işlerdeki becerisi ve gözü karalığını dikkate alarak, onu teknik alanda ve gizli eylemcilik yönünde uzmanlaştırıp değerlendirdiler.
İlk görevi partinin yayın organı İskra’nın dağıtımı oldu. Kamo daha sonra, parti üyelerinin riskli bölgelerde muhafızlığını yapmakla görevlendirildi. Muhbir ve ajanları bulma ve gereğini yapma görevini de başarıyla yerine getirdi. 1903 genel grevinde etkili olan parti bildirileri için kent didik didik arandı ama Kamo’nun kiliseye yerleştirdiği matbaa bulunamadı. 1903 sonbaharında 130 kilo illegal yayınla matbaa harflerini Batum’dan bir başka şehre tek başına taşıma görevi verildi. Yakalandı ve hapse atıldı ama o çoğunu diğer şehre taşımıştı. O sene sayısız kaçışlardan birini duvardan atlayarak gerçekleştirdi.
Bundan sonra Kamo askerî ve silâhlı eylemlerde görev aldı. Kamo’nun en çok ses getiren, Çarlık Okhrana’sını çileden çıkartan eylemi, Bolşevik askerî örgütünde gerçekleştirdiği Tiflis kamulaştırmasıydı.
16 Haziran 1907 sabahı Tiflis’teki Erivan alanında kazak subaylarının üniformasını taşıyan bir adam, aylak aylak dolaşanları çekip gitmeleri için ikna etmeye çalışıyordu. Bu kişi, kamulaştırma eyleminin suçsuz kurbanlar verdirmesinden korkan Kamo idi.
Az sonra iki polisin sürdüğü, yanında beş kazak olan bir atlı araba geldi. Kamo’nun istihbaratına göre bu, yerel devlet bankasına 200.000 ruble getiren posta arabasıydı. Kalabalıktan dört erkekle iki kadın çıktı. Krassin yapımı, dökme demirden bombalar fırlatıverdiler. Üst üste dört patlama! İki polis ve bir kazak öldü, elli kadar kişi yaralandı. Bir kovboy filmine yaraşır bu posta arabasına saldırı sırasında militanlar kapısını açarak içinde hazine bulunan torbaları ona getirdiler. Lenin’in kendi söylediğine göre, 500’lükler hâlinde tam 341.000 rubleydi. Sonra Kamo dörtnala kaçtı.
Kamo parayı önce Stalin’in kısa bir süre çalışmış olduğu Tiflis Gözlemevi müdürünün yanında bir divan içinde sakladı. Sonra subay kılığında bir şapka kutusunda taşıyarak sınırı aştı. Dosdoğru Berlin’e, Lenin’in ona belirtmiş olduğu habercinin yanına gitti. Bu, Doktor Jakop Jitomiski idi.
Lenin, güveninde büyük bir yanılgıya düşmüştü. Doktor çarçabuk hem Okhrana’ya hem de Alman polisine haber verdi. Onun verdiği bilgiler doğrultusunda izlenen Kamo birkaç gün sonra, tıka basa dinamit dolu bir valiz taşırken tutuklandı. Fakat olay bununla da bitmedi. Aralık 1907’de Lenin’in emri üzerine, çeşitli militanlar banknotları Avrupa bankalarında değiştirmeyi deneyeceklerdi. Organizasyonla gene ajan Doktor Jitomirski görevlendirilmişti. Hemen her ülkenin polisi ve devlet bankaları, banknot numaraları listesi ve işe karışmış kişilerin eşkallerini almıştı. Birçok militan değişim sırasında yakalandılar. Tiflis kamulaştırıcıların şanlı başarısı bir polis operasyonuyla kapandı.
Kamo’ya gelince, Alman cezaevinde Parti’nin talimatıyla delilik numarası yaptı. Dört ay süresince Alman makamları onu izlediler ve sonunda deli olduğuna kanaat getirdiler. Alman hükûmeti onu Tiflis’e yolladı. 1911 Ağustos’unda Tiflis cezaevinden bir gardiyanın ve partililerin yardımıyla kaçtı. Tüm Çarlık polisi onu ararken, o Tiflis Emniyet Müdürlüğü’nün mahzeninde saklandı. Bolşevik Parti’nin askerî örgütü, yoldaşının aranmayacağı yer olarak burayı uygun bulmuştu. Tıpkı onun bir zamanlar parti matbaasını, yerinin değiştirilmesi zorunlu olduğunda, polisin birkaç gün önce basıp tutukladığı bir yoldaşının evine yerleştirdiği gibi.
Yurt dışına çıkarılır. Biraz dinlendikten sonra, yine Bolşeviklerin yayın ve teknik malzeme dağıtım görevini üstlenir. Rusya’da yeni askerî örgütler ve kamulaştırmalar örgütler. 1913 senesinde muhbirler yüzünden yeniden yakalanır. Yapılan yargılama sonunda idama mahkûm edilir. Ama Şubat Devrimi’nin rüzgârları ile özgürleşen devrimci tutsakların içinde yerini alır.
Ekim Devrimi sonrasındaki iç savaşta Bolşevik örgüt, Kamo’ya burjuvazinin uşağı beyaz muhafızların komutanı Denikin’den kurtulmak için görev verir. Kamo milisleriyle birlikte yola çıkar. Ancak Kızıl Ordu tersine çevirdiği güç dengesiyle, Denikin’in ordusunu geri püskürtür ve plân iptal edilir.
Çoğu devrim neferi gibi inançlı, kararlı ve yaşamı pahasına sürdürdüğü kavgası, onlar gibi adsız ve sessiz ama onlardan çok farklı bir şekilde sonlandı. Temmuz 1922’de bisikletle evine giderken bir aracın çarpması sonucu öldü. Devrimin sıra neferi olarak, Lenin’in şakayla, “komünist haydut” olarak nitelediği unutulmaz Kamo, devrimcilere örnek alınacak bir yaşam, gerisine düşülemeyecek bir kavga bıraktı.
Ahmet Hulusi Kırım
14 Eylül 2026