Loading...

Kukla Hükûmetler


Bir de Venezuela uygulaması vardır ki hemen hemen en iğrenci ve en korkuncu budur. Petrol uzmanlarının çoğunluğu, Venezuela’nın, dünyanın en zengin petrol kaynaklarına sahip birkaç ülkesinden birisi olduğunda birleşirler. Bu zengin topraklar üzerinde bir Standard-Shell kavgası er geç çıkacaktı.

Bu işte Deterding daha atik davrandı. Bir Hollanda sömürgesi olan Curaçao’da tasfiyehaneler ve depolar kurdu. Bundan az zaman sonra da Güney Amerika’da sık görülen bir ihtilâl Venezuela’da patlak verdi. Kendisine general rütbesi veren Gómez adında bir sergerde, yönetimi ele geçirdi. Yirminci yüzyılın en zalim müstebitlerinden olan Başkan Gómez, Deterding’in parasıyla yıllarca iktidarda kaldı. Royal Dutch-Shell’in Karayipler Denizi kıyılarındaki bütün petrol kaynaklarını işletme görevini almış olan Elliot Allies grubu, ülkeye kayıtsız şartsız egemen oldu.

1921’de Royal Dutch, Parisli tanınmış bankacı Rothschild’lerin oğlu Binbaşı Rothschild’i son birleşmeleri başarmak ve başka İngiliz şirketlerine ait petrol alanlarını ele geçirmek için Venezuela’ya gönderdi. O da görevini çok iyi başardı ve bütün ülkeyi Deterding’in malı yaptı.

Venezuela, Türkiye’nin yaklaşık olarak 1,2 katı büyüklükte, çok güzel ve zengin bir ülkedir. Dünya petrol üretiminin yüzde 13’ünü vererek Birleşik Devletler ve Sovyetler Birliği’nden sonra üçüncü sırayı alır. Nüfusu 5 milyon kadardır. Fakat bütün bu zenginliklere rağmen, Venezuela halkı sefil bir hayat sürer.

1920-1935 arasında ülkenin tek sahibi Gómez’di. Gómez, bir hiç iken, yaptığı ihtilâlle ülkenin yönetimini eline aldı. Kendi kendisine de general unvanı verdi. O, bu ülkede yapılması en kazançlı olan işi, yani ihtilâli başarmıştı. Durumunu korumak için geniş bir casus ordusu ve petrolden vurduğu tükenmez para sayesinde refah içinde yaşattığı bir «yaranlar» grubu meydana getirdi.

Halkı çalıştırmak için uygulanan yöntemler, Firavunlar zamanındakinin tıpkısıydı. Adım başında, kulağı yarık adamlara rastlanırdı. Bu adamların kulaklarının üst kısmı, cansız bir hâlde, sarkıktır. Bunları bu duruma getirmek için kaba örgülü yün bir kumaşla kafalarını sıkı sıkı sararlar ve kulak kıkırdakları kırılıncaya kadar sıkarlar. Bu işkence, her istenileni itiraf ettiren mükemmel bir yoldur. Bu cezaya, Gómez’e karşı kötü düşünceler besleyenler çarptırılırsa da yol ve petrol işlerinde çalıştırmak için bol adama ihtiyaç olduğu zamanlarda, sanıkların sayısında büyük bir artış görülür. İşkenceden geçmiş kimse, işe yatkın ve itirazsızca her şeyi yapan, aptal görünüşlü birisi olur.

Gómez, 15 yıl boyunca Venezuela’yı bu şekilde yönetti. Zengin petrol kuyularının bulunduğu Maracaibo Gölü kenarındaki Maracaibo şehrinde muhteşem saraylar ve villalar yaptırdı. Standard, özgürlük ve bağımsızlık temsilcisi rolünde yoğun bir propagandaya girişti. Bol bol dolar harcayarak adamlar elde etmeye çalıştı. Birkaç defa sürgündeki Venezuelalılardan kurulu çeteler düzenleyerek içeri soktu. Fakat hepsinde başarısızlığa uğradı. Çünkü Gómez’in ve Royal Dutch’ın haber alma örgütü çok iyi çalışıyordu.

Venezuela’da silâh taşımak yasak olduğundan ve polisin istediği kimseyi arama yetkisi bulunduğundan, içerideki halkı silâhlandırmak ise hemen hemen olanaksızdı.

Sonuç olarak, ancak Birleşik Devletler’in İngiltere ve Venezuela üzerindeki baskısı ile, Standard Oil of New Jersey ve Gulf Oil de buraya sızabildi. Önemli iki şirket, Royal Dutch-Shell ve Standard Oil of New Jersey ile onların kontrolündeki Gulf Oil, üretimin yüzde 99’unu elde etmekte ve buna karşılık Gómez’e çok az bir para ödemekteydiler: Arama için hektar başına birkaç frank ve petrol bulunduğu zaman, kuyubaşı değeri üzerinden yüzde on. Görülüyor ki o tarihte, en kazançlı bir iş olan Venezuela petrollerine sahip olmak için girişilen mücadeleler haklı görülecek niteliktedir.

Gómez, yabancı dostlarına karşı çok iyi davrandı. Yurttaşlarını ezme pahasına onların çıkarlarını korudu. Her petrol bulunan yere mükemmel yollar yaptırarak onların taşıma işini kolaylaştırdı. Öyle ki, yabancı dostları arasında, Yollar Kralı adıyla anılır oldu. Gómez adına dikilen büyük anıtın üstünde şu sözler yazılıdır: «Viva Gómez Y. Adelante» [Yaşasın Gómez ve ileri!].

Münir Cerid

1965

[Kaynak: Münir Cerid, Petrol Emperyalizmi, Sol Yayınları, 1965, s. 38 vd.]