Bu şiddet eylemlerini siyasal olarak güdülenmiş, bağlantılanmış ve amaca yönelmiş olarak anlamak, böylesi saldırılar hakkındaki anlayış, konuşma ve yazma şeklimizi kökten değiştirecektir –ki bu da farklı bir yanıt için önemli bir ilk adımdır.
Açlık, emperyalizm tarafından sıkça kullanılan bir silâhtır. Sizi aç bırakırlar ve ardından size “yardım al” derler. Çok kurnazca; işte üstesinden gelinmesi gereken şey bu.
Bu konjonktürde Küba, Latin Amerika’ya –oradaki anayasal süreçlere, popüler toplumsal örgütlenmelere ve farklı sol akımlara– bakmalı. Bugün geri çekilmekte olan Pembe Dalga’nın Latin Amerikalı üyeleri ise –bir sunak inşa etmek ya da bir pusula bulmak...
“Yarına az zaman var/Bugünler de bitecek.” Bu sözlerde âdeta “iyimser olmayan” bir umut saklı: Her şeyin iyiye gideceğini varsaymayan, kendi gücünün sınırlarını kabul eden, şimdiyle radikal bir uzlaşmazlık potansiyeli taşıyan… Gidişatın iç karartıcı ...
Sömürgen şiddeti yavaş yavaş insanî terimlerle gerekçelendirildi. Bu şiddet, Batı’nın kendisini yerlilerin şiddetiyle baş etmek için gerek duyulan insanlığın mimarı olarak yeniden konumlandırmasıyla meşrulaştırıldı. En üst noktasına 1960 ve 70’lerde ...
Coğrafyamızın emperyalizmin savaş ve işgalleriyle, sermayenin sömürüsü ve devletlerin zulmüyle sarsıldığı, yeni bir dünya sisteminin kurulma sancılarının çekildiği, içinde yaşadığımız şimdi’de mevcut koşullar ve öncüller ne kadar kötü olursa olsun, g...
Türkiye’nin jeopolitiği yüzlerce yıldır Küresel Sermaye ile Ulus Devletler arasında yürüyen kavganın en önemli savaş alanıdır. Osmanlı’nın yıkılışı, Türkiye’nin kuruluşu, darbeler ve benzeri süreçler bu kavganın toprağa kazınmış adıdır. Bu bağlamıyla...
Allah, ezilenlerin ortak derdi ve öfkesindeyse, peygamberler fukaranın yoldaşları ise, bugün yapılması gereken de hakikati kendi öznelliklerimize mahkûm etmemek, aklımızı ve irademizi mazlumun ortak acısına, ortak itirazına yönlendirmek, onun sesine ...
Sosyalistler de, Müslümanlar da müstekbirlere karşı ezilenlerin, fukaranın safında olduğunda, efendilerin çektiği sınır çizgilerini reddettiklerinde, kulaklarını ve gönüllerini mazlumun derdine, sesine açtıklarında hakikate yaklaşmış olacaklardır.
Devlet ve sermaye, kendini hem iktidarda hem de toplum içinde muhalif saflarda yeniden üretmeye çalışırken, efendilerin çizdiği ayrımları geçersizleştiren, müstekbire karşı mustazafın sesi, şirke karşı tevhidin rengi olan ortak bir mücadeleyi sabırla ...
Eğer mücadelemiz “şirke karşı tevhid”, “sınıflı topluma karşı sınıfsız toplum” mücadelesi olacaksa, sömürü ve zulme karşı bir yol bulunacaksa, kendi benliklerine, mülklerine tapan, saltanatlarını putlaştıran efendilerin, müstekbirlerin şirk ve küfrüne...
“Yaratmayı başlatan ve yenileyerek sürdüren” [Rum: 11] Allah, her çağ ve dönemde toplumsal çelişkileri ve diyalektik dönüşümleri meydana getirir. Önemli olan, lafza aldanmadan ve zahirle yetinmeden kendi çağının temel çelişkisini doğru kavramaktır.